Braille Alfabesinin Engellilerin Yaşamındaki Önemi - Ülfet ÖZYAVUZ

            İnsanlar örgütlü topluluklar halinde yaşamaya başladıkları andan itibaren; gerek doğaya karşı mücadelelerinde başarılı olmak için, gerekse hayatlarını kolaylaştırıcı, birçok buluşun altına imzasını atmıştır.

            Bunlar; ateş, tekerlek ve yazıdır. Bir de Braille alfabesini sayabiliriz. Çünkü görme engellilerin hayatında bu yazı anlatılması sözcükler ile mümkün olmayacak kadar, önemli bir yere sahiptir. Nedeni ise, görme engelliler bu yazı sayesinde, tamamen olmasa da, bağımsızlıklarını kısmen elde etme olanağına kavuşmuşlardır. Yine bu yazı görme engellilerin eğitiminin mihenk taşıdır. Zira insanların düşündüklerini kendi olanaklarıyla bir kâğıdın üzerine dökmeleri ve bunun içerisindeki tespit etikleri yanlışları ve eksiklikleri yeniden okuyup yazmanın; verdiği rahatlık görme engelliler için de, normal insanlarda olduğu gibi çok önemlidir.

            Toplumlar kendilerini oluşturan her bireyin insanca yaşayabilmesi için, gerekli imkânları üretmekle mükelleftir. Aksi takdir de o topluluğu oluşturan üyelerin bir kısmı üretici olurken diğer üretmeyen kesim üreticiler üzerinde ağır bir yük halini alır. Eğer toplum tüm üyelerini üretici hale getirmek istiyorsa onlara imkân ve fırsatlar yaratmak zorundadır. Yoksa üretemeyenler toplum için olsa olsa en fazla sıradan kalabalıklar olurlar. Böle bir durumu ortadan kaldırmak, tüm toplumun üretici olmasıyla gerçekleşir. İşte Braille alfabesi görme engellilerin hayatında tartışılamayacak kadar yeni ve ciddi bir oluşumdur. Ama gelişen teknolojinin son zamanlarda yapmış olduğu yenilikler sayesinde görme engellilerin hayatı daha da, kolaylaşmış gibi görünse de bu alfabenin verdiği rahatlığı ve kazandırdığı heyecanı asla sağlayamamıştır. Çünkü insanın kendi yazdığını kendisinin yeniden okuması kadar insana zevk veren başka bir olgu yoktur. Ayrıca düşüne biliyor musunuz? Herkes için yazılmış şeylerin görme engelliler tarafından da hiç kimseye muhtaç olmadan okumanın anlamı ne kadar büyüktür?

            Bu arada son teknolojik aletler dinleme ile görme engellilerin okuduklarından daha başarılı olduklarını ispat etmiştir. Ama Braille alfabesini öğrenip elleriyle okuduklarından öğrendiklerini dinlediklerinden öğrendiklerinden daha uzun süreli ve daha kalıcı olduğu anlaşılmıştır. Bunu bir örnekle açıklayalım.

Kaynaştırılmış eğitim adı altında ülkemizde normal okullarda görme engelli öğrencilerin öğrendikleri ve başarı oranları körler okullarında yetişmiş öğrenciler kadar değildir. Buda yapılan belli araştırmaların sonucu olarak, ülkemiz kamuoyuna açıklanmıştır.

Ayrıca yayınlanan tüm kitapların Braille alfabesiyle, yayınlanması ve görme engellilerin hizmetine sunulması, milyarlarca CD’nin kazandırdığını tek bir kitap rahatlıkla kazandırmaktadır.

Çünkü görme engellilerin elleri normal insanların gözlerinin beyinle olan teması kadar beyinle temas halindedir. Bu da demek oluyor ki, görenlerin gözlerinin yerini görme engellilerde; elleri almıştır. Sonra bir şeyleri hayata geçirebilmek için mutlaka ve mutlaka bir yerlerden okuyup öğrenmek gerekir. Fakat görme engelliler Braille alfabesiyle önlerine konmuş herhangi bir yapıtı kendi imkânlarıyla okuyup öğrenmenin vermiş olduğu mutluluğu bizzat yaşayacaklardır.

Kısacası Braille alfabesi, bu yazıyı öğrenen her görme engelliye emekleme dönemindeki bir çocuğun duvara tutunarak da olsa yürümek için ayağa kalkmanın vermiş olduğu sevinç ve heyecanını vermektedir.

Doğrusunu düşünmek gerekirse Braille alfabesi ile yayınlanan kitapların, bültenlerin, dergi ve gazetelerin sayıları her geçen gün artırılmalıdır. Son zamanlarda gelişen teknoloji görme engellilerin hayatına önemli katkıda bulunsa da, hiçbir şekilde Braille alfabesinin yerini alamaz.

O halde eğitimcilere düşen en acil ve en insani görevlerden biri görme engellileri teknolojinin inisiyatifine terk etmek olmamalıdır: Tam tersine bu yazının tüm görmeyenler tarafından öğrenilmesi için çalışılmalıdır.

Ülfet ÖZYAVUZ