turgaytufan@turgaytufan.com

Filistin Sorunu Ne Zaman Biter? - Zühtü TURGUT

Bu gün elli altmış yaşları arasında olanlar; hatırlarlar. Çocukluğumuzda filistinde yine savaş ve yine katliam vardı. Yani en azından ben kendimi bildim bileli filistinde savaş sürmektedir. Bu zaman dilimi içerisinde doğan ve büyüyen ve ölen insanlar olmuştur. Yani savaşsız, bir dünyayı tanımadan ve barışın ne anlama geldiğini bilmeden doğmuş ve ölmüşlerdir. Demek ki Filistin sorunu sadece bu günün bir sorunu değildir. Tarihe mal olmuş bir süreçtir. Buradan bakalım neden böyle oluyor diye. Bu kadar uzun sürdüğüne göre demek ki sorun sadece bir Filistin İsrail sorunu değil. Başka bir yanı vardır: diye düşünüyor insan. Yine çocukluğumuzdan buyana belleğimizden hiç silinmeyen bir sözcük daha var; emperyalizm diye ve bu sözcüğün yeryüzünde yaşayan halklar üzerinde bırakmış olduğu etki. Ne kadar büyük ve acımasızdır. Hatırlayalım dünya üzerindeki bütün savaşlar: tıpkı bu gün filistinde olduğu gibi yine insanları yok edip ve toplu katliamlarla, soy kırımına varan insanlık dışı davranışlar göstermemişmidir. Buna her zaman hepimiz şahit olmadık mı? O zaman bir sorun var; düşünmeliyiz bu sorunu nasıl çözeriz diye. Çözmeliyiz nasıl mı? bunun cevabını mutlaka bulacağız ve vereceğiz. Öncelikle şuna karar vermeliyiz: Halklar üzerinde acımasız ve sonsuz bir sömürü uygulanmıyor mu? Buna evet dersek sorunun cevabını bulmuşuz demektir. Ve ne yapacağımızı da ortaya çıkarmışızdır. Bu gün Ortadoğu da Siyonist İsrail, Filistin halkına saldırıyor ve toplu katliamlarla soy kırımı hedef alıyorsa bunun nedeni, başta ABD emperyalizmi olmak üzere uluslar arası emperyalist sömürüdür. Yani; yeryüzünden savaşları yok edip barış içinde bir dünya yaratmak, emperyalizme ve işbirlikçilerini yok etmeye bağlıdır. Bunu beceremediğimiz ölçüde dünya halkları üzerindeki baskı, şiddet ve savaş devam edecektir. Yoksul halklar birbirlerine kırdırılarak düşman hale getirilecektir.

Bu gün emperyalist sömürü iyice azgınlaşmış, artık uluslara açıktan saldırmaktadır. Ve bu saldırılara bir avuç insanın dışında hiç kimse karşı çıkmamaktadır. Birçok insan, bana dokunmayan yılan hesabından bir kadermiş gibi emperyalist sömürüye boyun eğmiş; başını kuma gömerek görünmediğini düşünmektedir. Şu bilinmelidir ki: Filistin sorunu sadece Filistin’in bir sorunu değildir. Bütün insanlığın sorunudur.

Hatırlayalım ırak’ı Asya’yı Afrika’yı… Dünyanın neresinde olursa olsun insanlar öldüler ve arkasından aileleri yas tuttu.

Saldırının bize gelmesini mi bekleyelim? Saldırı geldiğindeyse el açıp yalvarıp, siz bilirsiniz mi diyelim? Ya da diyemeden bir kurşunun, bir bombanın altında can mı verelim?

Başlarımızı kumdan çıkaralım ve yaşadığımız hayata bir bakalım.

Biz engelliyiz. Ya da başka bir deyimle özürlü. Ne fark eder? Özürlü veya engelli. Bir şeyliyiz işte. Yani bir eksiğimiz var. Bir yerimizden. Ve bu eksiği biz ya yoksulluktan, ya cehaletten ya da savaştan kazandık. Yoksa biz yeryüzünde engellilerin çoğalmasını mı istiyoruz? Çocuklarımıza gelecek bırakıyoruz diye banka da bir miktar para ve bir ev bıraktığımızda gerçekten onlara bir gelecek bıraktığımızı mı düşünüyoruz? Sonuçta sizin bir ömür didinerek edindiğiniz evi bir anda bir bomba yerle bir etmiyor mu? Ülkeler işgal olduğunda insanlar her şeylerini bırakıp kaçmıyorlar mı?

Bütün bunları düşündüğümüzde isyan edesi geliyor insanın. İnsanlık onuru ortaya çıkıyor. Korkuyu siliyor içinden ve artıyor cesareti. Savaşılmaz diyor savaşmalı. Sömürene ve ezene karşı. Eğer böyle diyorsak ve böyle düşünüyorsak ve bunun doğru olduğuna inanıyorsak yapacağımız tek şey var: Bu gün için Filistin halkının yanında olmak. Bazılarının dediği gibi Filistin sorunu bir İslam sorunuda değildir. Ne Müslümanlık sorunudur ne de Hıristiyanlık sorunudur. Çünkü sömürünün dini ve imanı yoktur. O zaman Filistin sorunu bir insanlık sorunudur. Eğer bu böyleyse ve böyle olduğuna inanıyorsak: haydi bütün engelliler ve özürlüler! En çokta bizler: Sokağa, meydanlara Filistin halkıyla dayanışmaya. Filistin halkı yalnız değildir demeye. Sıranın bize gelmesini beklemeden çocuklarımıza yaşanır bir dünya bırakmaya. Bu gün her zamankinden daha çok emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı çıkma günüdür. Bu gün insanlar katlediliyor hem de toplu şekilde. O zaman insanlığımızdan utanmamak için ve yarın çok geç olmadan ve pişman olmadan kardeşlerimizin ölmesine göz yummayalım. Ve izin vermeyelim anne rahminde bebeklerin ölmesine. Ve dünyaya gelenler dünyayı tanıyarak ve yaşayarak ölsünler. Kimse kimsenin kurbanı olmasın. O zaman: haydi Filistin halkıyla dayanışmaya! Haydi, sokağa meydanlara ve özgürleşmeye. Zafer mutlaka direnen halkların olacaktır. Yaşasın bütün halkların bağımsızlık ve demokrasi mücadelesi. Yaşasın Filistin halkının haklı mücadelesi.