turgaytufan@turgaytufan.com

Görme Özürlüler İçin Yabancı Dil Eğitimi - Halil KÖSELER

Günümüzde yabancı dil belmenin önemi giderek artmakta, hatta bir yabancı dil bile yeterli görülmemektedir. Yabancı dil görme özürlüler için farklı bir öneme sahiptir.

İyi bir düzeyde yabancı dil bilen görme özürlü turistik otellerde, bankalarda, noterlerde, adliyelerde, tercüme bürolarında, yurt dışı bağlantılı ticari şirketlerde, radyo, televizyon, gazete ve dergilerde iş bulabilme olanağına sahip olurlar. Konferans tercümanlığı yapabilirler. Özel kurslar verebilirler. Kitap tercüme edebilirler. Ancak, görme özürlüler için böylesine önemli bir istihdam alanı maalesef bugüne kadar yeterince ciddiye alınmamıştır.

Yabancı dil eğitimine uygun bir ortam, ihtiyaçlara cevap verebilecek bir alt yapı oluşturulamamıştır. Yabancı dil eğitiminde gerekli Breyl ve sesli materyallerin eksikliği, özel öğretim metotlarını bilen öğretmenlerin yetersizliği halen bir sorun olarak sürmektedir. Eğitimde fırsat eşitliği bunun neresindedir?

 Genel okullarda ve özel dershanelerde görme özürlüler yabancı dil öğrenme konusunda ciddi sıkıntılarla karşılaşmaktadırlar. Özel dershanelere devam eden bazı öğrencilerin eğitim materyali eksikliği ve öğretim metodlarının kendilerine uygun olmayışı gibi nedenlerle kursları yarıda bırakmak zorunda kaldıklarına sık sık rastlamaktayız.

 Bir yabancı dil öğretmeninin görevi sadece mevcut olanaklarla yetinmek değil, zorlukları aşarak öğrencilere en iyi eğitim ortamını sağlamaktır.

Sadece görme özürlülerden oluşan bir gruba yabancı dil öğretmekle, gören öğrencilerle aynı sınıfta bulunan görme özürlülere yabancı dil öğretmek bir birinden farklıdır.

Son yıllarda yabancı dil eğitiminde görsel materyaller önemli bir yer tutmaya başlamıştır. Derslerde, resimli kitaplar, videolar, filimler, slaytlar, Cd-romlar gibi görsel ağırlıklı materyaller kullanılmaktadır. Hiç görmeyen kişiler görsel kaynaklardan yararlanamazlar. Bu nedenle uygulanan öğretim metotları büyük ölçüde kulağa hitap etmeli ve dokunma duyusuna dayalı materyal ve egzersizlerle desteklenmelidir. oyunlar, şarkılar, hikâyeler, şiirler, dramalarla, konuşma kulüpleri oluşturma gibi etkinliklerle yabancı dil cazip hale getirilmelidir.

Bir yabancı dili öğrenmek, sadece onun gramer yapısını bilmek değildir. Doğru ve akıcı düzeyde Pratik konuşma becerisi kazanmak, dinlediğini anlayabilmek, düşündüğünü rahat şekilde ifade edebilmek, o dilde okuyup yazabilmek, çeviriler yapabilmektir. İyi bir öğretmen; insanlar arasındaki bireysel farklılıkları, psikolojik özellikleri dikkate alarak öğretme, izleme, ölçme değerlendirme tekniklerini, eğitim materyallerini, laboratuar hizmetlerini en iyi şekilde kullanabilen bir kişidir. Bir yabancı dil öğretmeninin görme özürlü öğrenciye yararlı olabilmesi için öncelikle breyl yazıyı bilmesi gerekir. Bu olmadığı takdirde öğrencinin kelimeleri ve cümleleri doğru yazıp yazmadığını kontrol edemez ve bir çok şeyi yanlış ve eksik öğrenmesine neden olur.

Günümüzde İngilizce dünyada en yaygın olarak kullanılan dillerden biridir.

İngilizce’ bilen bir görme özürlü çeşitli ülkelerde yayınlanan dergi ve gazeteleri okuyabilir, internet üzerinden istediği araştırmaları yapabilir, istediği bilgi kaynaklarına ulaşabilir, kütüphanelerin web sayfalarından yararlanarak sesli ve yazılı materyalleri dinleyebilir ve okuyabilir.

Kendine yeterli, üretken, bilgili ve deneyimli görme özürlülerin sayısı ne kadar artarsa toplumun yanlış önyargılarının ve ayrımcı yaklaşımlarının da o ölçüde azalacağı unutulmamalıdır.

Gerekli bilgi ve becerileri kazanmaksızın sadece yasal olarak zorunlu kotalardan yararlanmak suretiyle bir işe giren özürlüler çoğu zaman işyerlerinde yapacak iş bulamazlar ve maaşlı gizli işsiz haline gelirler. Bu nedenle ülkemizde özürlülere yönelik mesleki eğitim programları serbest piyasa koşullarının taleplerine ve özürlülerin durumuna ilişkin yeterli araştırma ve incelemelere dayandırılmalıdır. Yeni piyasa koşullarına göre yeni politikaların neler olabileceği, öğretilen mesleklerin piyasada ne kadar geçerli olduğu, teknolojik yeniliklerin mesleki eğitim alanında ne gibi yeni avantajlar sunduğu piyasa taleplerinde ne gibi değişiklikler yarattığı hususları üzerinde bilimsel yaklaşımlar benimsenip uygulanmalıdır. Yabancı dil eğitimine de bu gözle bakılmalı ve görme özürlülerin yapabileceği en önemli mesleklerden biri olarak kabul edilmelidir.

GÖRME ÖZÜRLÜ ÖĞRENCİLERE YABANCI DİL ÖĞRETİRKEN ŞU HUSUSLARA DİKKAT EDİLMELİDİR:
  • derslerde veya kurslarda kullanılacak yazılı materyaller ve sınav soruları mutlaka breyl yazıyla basılarak görme özürlü öğrencilere dağıtılmalı. Bu amaçla bilgisayar, skenır ve breyl printırdan oluşan özel bir sistem kurulmalı.
  • Genel okullarda ve özel dershanelerde öğretmen, yazı tahtasını kullanırken, sınıfında görme özürlü öğrenci olduğunu düşünerek, tahtaya yazdığı yazıları sürekli yüksek sesle, yavaş ve anlaşılır şekilde tekrar etmeli, yeni kelimeleri öğrencinin yazabilmesi için harf harf söylemeli.
  • Görsel materyallerin eksikliğini telafi etmek üzere sözlü anlatıma ve dokunnmaya dayalı yöntemlere ağırlık vermeli, yeni kelime ve cümleleri öğretirken bazı şeylerin kendisini veya maketini sınıfa getirerek öğrencinin dokunarak görmesini sağlamalı.
  • Kelimeleri öğretirken taklit yapma veya dramatize etme gibi yöntemlere baş vurmalı. Örneğin (uyumak) kelimesini öğretirken uyuma takliti yapmak. (Gülmek) kelimesini öğretirken gülme takliti yapmak gibi.
  • Görme özürlü öğrenci sınıfta öğretmeni kolay duyabileceği en uygun yere oturtulmalı ve öğretmen sınıfın genişliğine, kalabalıklığına göre uygun bir ses tonuyla konuşmalı, zaman zaman görme özürlü öğrenciye yazıp yazamadığını, anlayıp anlayamadığını sormalı.
  • Öğretmen öğrencinin sınav ve ödev kağıtlarını okuyup değerlendirebilecek düzeyde breyl yazıyı öğrenmeli.
  • Öğrencinin ders sırasında yazamadığı ve anlayamadığı konuları ders dışında tamamlayabilmesi için öğretmenin kendisi veya sınıf arkadaşları tarafından ona yardım edilmeli.
  • Eğer sınav soruları öğrenciye yazılı olarak verilemiyorsa, soruları okumak üzere telaffuzu düzgün, akıcı bir okuma becerisi olan uygun bir okuyucu sağlanmalı, Sınav ayrı bir odada ve sessiz bir ortamda yapılmalı.
  • Okul veya dersanelerde breyl ve sesli materyallerin yer aldığı özel bir bölüm oluşturularak görme özürlü öğrencilerin ders dışında kendilerini geliştirmeleri sağlanmalı.
  • Görme özürlülere yabancı dil öğretecek olan öğretmenler önce kullanması gereken yöntem ve teknikler, materyaller ve breyl yazı konusunda özel bir eğitimden geçirilmeli.
  • Öğretmen derslerde dinleme-anlama, okuma-yazma, çeviri yapma gibi çalışmalara ağırlık vermeli, her öğrencinin aktif katılımını sağlayacak egzersizler yaratmalı.
  • Öğrencilerin pratik konuşma becerilerini geliştirmek amacıyla zaman, zaman ana dili İngilizce olan yabancılarla iletişim kurularak bazı derslerde onlarla karşılıklı konuşma egzersizleri yaptırılmalı.
  • Öğrencilere bilgisayar üzerinden İngilizce-Türkçe, ve Türkçe-İngilizce sözlüğü nasıl kullanabilecekleri öğretilmeli.