turgaytufan@turgaytufan.com

Müjdeler Olsun Engelli Hakları Sözleşmesi İmzalandı - Av. Hasan TATAR

Engellilerin hak arama mücadelesinde ulusal mevzuat kadar, hatta zaman zaman daha da fazla uluslar arası mevzuat da önemlidir. Küreselleşen Dünya’da ekonomi gibi, politika gibi kültür gibi yargıda küreselleşmiş artık pek çok ülke insanı, iç hukukunda erişemediği haklarını uluslar arası yargı organlarında aramaya başlamışladır.  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Uluslararası Adalet Divanı gibi yargı organları, yargılamalarını uluslar arası hukuk belgelerine ve uluslar arası düzeyde yasa hükmündeki metinlere dayanarak oluşturmaktadırlar. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Avrupa Sosyal Şartı İLO (Uluslar Arası Çalışma Örgütü) sözleşmeleri gibi metinler mahkeme kararlarında hukuksal dayanak oluşturmaktadırlar.

Çeşitli toplum kesimleri gibi, engellilere yönelik uluslar arası metinler de her geçen gün artmaktadır. Bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı, bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğinde metinlerdir. Bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı, o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normlarıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme,  İLO Sözleşmeleri gibi metinler bu kapsamdadır.

Dergimizin önceki sayılarında genişçe özeti sunulan, 13 Aralık 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen , ve imzaya açıldığı 30 Mart 2007 Günü, aralarında Türkiye Cumhuriyetinin de bulunduğu 81 ülke tarafından imzalanarak, yürürlüğe giren 21. yy ilk insan hakları sözleşmesi olan Birleşmiş Milletler Engelli Hakları sözleşmesi de bu kapsamdadır.

SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?

10 Aralık 1948’de, Birleşmiş Milletlerce kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile başlayan süreç, toplumun diğer kesimlerine olduğu gibi engellilere yönelik uluslar arası metinlerin de ateşleyicisi olmuştur. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi düzeyinde pek çok uluslar arası metin yayınlamışlardır.

 

Bunların en kapsamlıları 1975 yılında Birleşmiş Milletlerce kabul edilerek yayınlanan ‘Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi’ ile gene Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında kabul edilmiş olan, Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar metnidir.

Bu metinler çok önemli olmasına karşın yol gösterici nitelikte hukuksal belgeler olup, devletler için hukuksal bağlayıcılığı bulunmayan metinlerdir. Bunu kavrayan Türkiye Körler Federasyonu 1996 yılında Kanada’nın Toronto kentinde yapılan Dünya Körler Birliği genel kuruluna delegeleri aracılığıyla bir öneri sunarak, bu metinler doğrultusunda bir sözleşme hazırlanması için Birleşmiş Milletlere başvurulmasını istemiş, federasyonumuzun bu önerisi oy birliğiyle ve büyük heyecanla kabul edilmiştir.

Bu doğrultuda başlatılan çalışmalar 2000’li yıllarda ete kemiğe bürünmüş ve nihayet Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 30 Aralık 2006 tarihli toplantısında 21. yy.ın ilk insan Hakları sözleşmesi olan ‘Engelli Hakları’ Sözleşmesini oy birliğiyle kabul etmiştir? Federasyonumuz 16 Ocak 2007 tarihinde BM Türkiye Temsilcisi ile birlikte düzenlediği basın toplantısıyla bu metni ve hazırlanış sürecinin kamuoyuna duyurmuş.

30 Mart 2007 tarihinde imzaya açılacak olan ve en az  20 ülkenin imzalamasıyla yürürlüğe girecek olan bu sözleşmenin, ilk imzalayanları arasında ülkemizin yer alması ve sözleşmenin meclisten geçirilerek onaylanması için hükümete çağrıda bulunmuştur. Bu çağrı federasyonumuzun her etkinliğinde ve her fırsatta tekrarlanmış, konu ikili görüşmeler  sırasında iktidar ve muhalefet millet vekilleriyle bizzat Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a da sözlü olarak iletilmiştir. Nihayet bu çabalarımız meyvesini vermiş ve Birleşmiş Milletler engelli Hakları Sözleşmesi imzaya açıldığı gün, aralarında ülkemizin de bulunduğu 81 ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe girmiştir. İmza töreninde bir konuşma yapan, Türkiye  Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler temsilcisi, bu sözleşmenin önemine değinerek bir an önce onaylanmasının gereğini de etkili bir dille (üslupla) dile getirmiştir. Bu konuşma, hükümetimizin ve  meclisimizin en kısa zamanda bu sözleşmenin onaylanarak,aynı zamanda bir iç hukuk metni haline dönüşmesi için, yaptığımız çağrının da kabul göreceği yönündeki umutlarımızı ve beklentilerimizi  güçlendirmektedir.

SÖZLEŞME NE GETİRMEKTEDİR?

50 maddeden ve 1 de ihtiyari ek protokolden oluşan Uluslar arası Engelli Hakları Sözleşmesi, Sakat Hakları beyannamesi ile standart kurallar metninin uyumlu bir sentezi niteliğindedir.  Yeni haklar getirmemekle birlikte, bu güne kadar çeşitli metinlerde ifadesini bulmuş olan haklar, bu sözleşmenin içerisinde derlenip toparlanmış kapsamlı ve bütünlüklü bir duruma gelmiştir. Sözleşme içerisinde engellilerin ekonomik, kültürel, politik vb, her konudaki hakları, ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Engellilerin aile yaşamından, kent yaşamından, istihdamından sosyal güvenliğine, çocuk, kadın  ve yaşlı engellilerin durumunda ayrımcılığa,  her konuda haklarımız sözleşme içerisinde yerini bulmuştur. Bunların uygulanması için devletlere ve hükümetlere görev ve sorumluluklar yüklenmiştir.

PEKİ, SÖZLEŞME NEDEN ÖNEMLİDİR? 

Hak aramada en önemli unsur aranan hakla ilgili düzenlenmiş hukuksal normların varlığıdır. İç hukukumuzda pek çok yasa içerisinde engelli haklarına yönelik kimi müsbet kimi menfi pek çok düzenleme yer almaktadır. Son olarak 2005 yılından kabul edilen özürlüler yasası ile ilgili yönetmeliklerde hak aramamız için önemli hukuksal düzenlemelerdir. Henüz yetkililerin içselleştirememiş olması ve bu metinlerdeki çeşitli aksaklıklar ve eksiklikler var olsa bile bunların düzeltilmesi için mücadeleyi ihmal etmeyerek bu metinlerde yer alan haklarımızı kullanmak için çaba göstermemiz gerektiği açıktır.

Ne var ki hak arama mücadelemizde ulusal mevzuatın ve ulusal yargının tıkandığı noktada bu güne kadar Uluslar arası yargı organlarına başvurmamız pek mümkün olamıyordu. Uluslar arası yargı organlarına taşınan örneğin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde görülen engellilerle ilgili diğer ülke vatandaşlarının davaları ise genel olarak engellilerin aleyhinde sonuçlanıyordu. Zira bu alanda derli toplu bağlayıcı nitelikli uluslar arası bir metin yoktu. Şimdi uluslar arası engelli hakları sözleşmesi ile böyle bir metine bağlayıcı niteliği olan uluslar arası bir hukuksal belgeye tüm dünya engellileri kavuşmuş oldular.

Bu sözleşmenin imzalanması kuşkusuz olağanüstü derecede önemlidir. Ancak ülkemiz engellileri açısından hem iç hukukta hem de uluslar arası yargıda bu sözleşmenin dava dayanağı yapılabilmesi için Anayasamızın 90 maddesi uyarınca TBMM tarafından özel bir yasayla onaylanması gerekmektedir. Sözleşmemizi ilk imzalayan ülkeler arasında yer alarak bu onuru ülkemize ve Türkiye engellilerine armağan eden devlet ve hükümet yetkililerinden şimdi bir adım daha atmalarını ve  en kısa zamanda TBMM’den çıkaracakları bir özel yasa ile Uluslar arası Engelli Hakları Sözleşmesini onaylamalarını bekliyor, istiyoruz.

30 Mart 2007 tarihinde aralarında ülkemizin de bulunduğu 81 ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe giren BM Uluslar arası Engelli Hakları Sözleşmesi ülkemizin ve dünyanın tüm engellilerine, tüm insanlığa hayırlı olsun.